hüsranları yeni parıltılar doğurur ya nacizhane küçük kalbinde
biçtiğin kadar verir ya hasat ne ekebildiysen o hasret senesinde
umutsuzluklar doğar ya ebelerine inat mutlu olmak için yüzsüzce
açıldığını zannetiğin kapılar kapalıdır aslında o soysuza inat ruhunda...
inadına.... inadına.....!!!
soluksuzca ve saygısızca, dününü hatırlamadan koşarsın yarınına...
yediğin tokatlara inat üstüne üstüne gitmek, hesaplaşmak, gerekirse canını yakmaktır bu aşk dediğin hırsın, gerekirse saldırmakdır bu tutku dediğin inadın...
usulsuzdur, yargısız infaz edersin kendini ve senin sandığın benliğin yitik bir ifadeyle sarılır, sanki tüm ruhlara sahip olabilirsin gibi hissetmen, içinde biriken nefretindir sadece...
kanıtla kendini ve inadına inadına git üstüne, ancak kazandığını zannettiğin rüyalar, tek başına kaldığın zaman kabusların olucak bunu sakın unutma...