28 Temmuz 2010 Çarşamba

içindeyim, en az içimde olduğun kadar...

kusuru vicdanımda aramıyorum
aşkı yalayıp yuttuğumda, çıkartması bu kadar zor diye bilmedim ben sadece

hasreti sarı sayfalarda okumadım
kaderimi kendim çizerken, nefes bile almadım soluksuz yaşadım ben sadece

büyümemiştim ki sorguladığımda !
aldığım yanıtlara haykırışım, beyazlayan tek tel saçım belkide , bi okadar sesiz ve bi okadar anlamlı

içindeyim, en az içimde olduğun kadar
dışındalar artık dönen dünyanın sahte yüzleri, artık dokunamazlar , çalamazlar, çırpamazlar....
benimsin artık, benim senin olduğum kadar en az sende benimsin sevgilim...

bakir di tüm hayallerim taa ki sen onları kanatana kadar //_//

hayallerim şimdilerde soysuz, yolsuz, vefasız, cefasız bir sürgün içinde...

onlar şimdiler de sanki hiç görmemiş gibi umursamaz ve kararsızlar...

kutsaldı kendime göre değerlerim... kutsanmıştı o kendini bilmez benim zihnimde.

onurunu kocasına saklayan bir kız çocuğu kadar kusurlu ve o çakalın gözlerindeki sinsiliği göremeyecek kadar aşıktım...

çok yorgundum ve hırpalanmıştım öncesinde, apar topar çıkmam gereksede yola, izin vermedi sapkın ruhum, kurtaramadım kalpten uçurtmaların kıpır kıpır süzüldüğü güneşten alamadım bir türlü gözlerimi...

bakir di tüm hayallerim , taa ki sen onları kanatana kadar... taa ki sen onları Tatminatın da kullanana kadar Kadınım...

21 gram bu ruh

sattığımda anladım değerini cesaretimin...

özgürlüğüme düşkünlüğümden kaybettiğim özgüvenimden eser kalmamış....

neden bakdım o gözlere, neden süzdüm o bedeni defalarca yüzsüzce, sattığımda anladım değerini sadakatimin....

21 gram şimdi bu ruh... her gramı tek bi line kadar kusursuz, her bi soluk diğerinden daha kıymetli...bir okadar içinde kuruduğum beden her senesi ayrı bir çatlak, her günü ayrı bir susuzluk....

şimdi oturduğum yaslı kanapemde, dünümden utanarak ama gururla anlatarak yazıyorum...

Gardını almış bu sefer, Kabuk bağlamış tüm kesikler ^^

Gördü ki cümrü kadar yanar herkez
Bildi ki kendi gibi aslında tüm devran
Gereksiz yere kurşun sıkmadı bu sefer
Tek bir mermisi vardı elinde son ruleti için sakladığı
>Onuda senden kurtulmak için kendine değil Sana KuLLandı

bu sefer gardını almıştı, kabuk bağlıydı tüm kesikler
bu sefer zevkle seyretti senin acı çekmeni, hiiiiç içi yanmadan

kaN_dan adam

anormaL aldığım nefes
sorunlu takıldığım tüm kadınlar
uğultusu var kulaklarımda hala duyduğum selerin
ve bir damla çırpınış içimde, küstah bi şekilde bastırsamda o çağlayan bir damla bana...

serzenişte tüm değerlerim
huysuzca zırvalıyorum kendime, Sandırıldığım için
kesin bir kokusu vardı o resimlerin, o dakikaların
ve tek bir şey biliyorum artık ona dair
o tek değil....

geride kalansa, yıkıntılı bir Kan_DaN adam

ver elini sonsuza &

parmaklarının ucundan aşağı bakarak seyrettiğin, ardı sıra akıttığın gözyaşıyla büyüttüğün bu kahpe dünyaya bakarken esti rüzgar teninden, taa derininden....

ortalığı toparlayan ve akşama yemeği hazır etmeye çalışan bir anne kadar hırslı,

işinden evine dönen bir baba kadar gururlu,

sevgilisine ilk defa 1 gül alan adam kadar utanmış,

kendini ona ait hissetmek için tüm kozlarını kullanmış masum bir kız kadar hissedebilsende sen ,,bu kahpe dünyanın esenyellerine maruz

*ciğerlerin tirek, *ciğerlerin kanserli *ciğerlerin yorgun *ciğerlerin bitmiş adam senin !

nefesi aldığını zannettiğin ciğerlerin ölü,

sen nefesi beynine alıyorsun artık sen neffesi sonzuza &....ver elini sonsuza & ve hiç bırakma onu... o seni hiç terketmez sen onu ruhunda istemedikçe, o sana arkasını dönmez onlar gibi...

öyle güzel bi zehirmişsinki kanımdan çıkana kadar anlamamışım varlığını....

uğultularınla kuruntularınla kemirdiğini farkedemedim ömrümü... ne sen benim, nede ben seninmişim sonunda anladık üzülerek de olsa...

senelerce birbirimize tecavüz etmişiz gibi geliyo şimdilerde...

yüzünü görsem kusarmıyım? olduğum yerde yığılır kalırmıyım? çiğerimi kemiren kurtalar fışkırırmı kulaklarımdan?,

neye uğrarım bilmiyorum, kestiremiyorum ki heleki yanında biri olsa sana dokunan naparım onu hiç bilmiyorum....

korkarak dışarı çıkmak, seninle yürüdüğüm cadderde istemeye istemeye de olsa her baktığım kadının yüzünde senin yüzünü görmek nasıl bi nefret dir hayata karşı bile bilir misin sen ???

melek yüzlü biricik karım diye sewdiğim yüzü binlerce şeytanın yüzüne benzetmek nedir bile bilir rmisin sen kadın !

ideallerimiz uğruna tükkettik, sabrımızın dorukları uğruna tükkettik biz senle birbirimizi.... elde tek tesselli ise geriye baktığım zamana şükür etmek senle olduğum için.... herşeye rağmen senle büyüdüğüme şükür etmek....

ama farkettim ki öyle güzel zehirmişsinki kanımdan çıkana kadar anlamamışım ben senin varlığını !!!

öyle güzel zehirmişssin ki kanımdan çıkmış olmana rağmen halen sürünüyorum olduğum yerde ve senden bir parça daha bulmanın umuduyla zehirliyorum kendimi kirli atıklarla....

kimin için unutmak daha kolaysa, onun için hayat daha ucuz.. kim ki o geçmişiyle yaşıyorsa geleceğiyle yaşlanamayacaktır !!!

bana hayat büyük bedellerini ödetirken karşılığını alabildim mi ki ? peki bana karşılığını verdiyse bile şimdi daha sıkı sarılıyor muyum hayatıma ?

hızlı yaşayıp erken ölmek dışında bi seçenek yok aslında ... akıldan geçenler geçmişe yaptığım soykırımlarımdan ibaret... önümü göremiyorum... güneş gözlerimi öyle almışki her yer karıncalı sürekli bakamıyorum baksam bile algılamıyorum.

titriyorum kafamı yastığa koyduğum zaman...soğuk keşmiş buzzz gibi her yanım... kanıyor bir yanım biri sarmak için uğraşırken o hala diğer yanıma inatla kanıyor...

tek dayanağım sadece bunların farkında olabilmek...

şuğursuz bi şekilde bugunlerde bu şekilde yaşlanıyor olsaydım eğer,, değil geçmişyle yaşamayı, değil bedeller sorgulamayı, değil isyan çıkarmayı,, sadece Boynuma Bir İP Bağlar ve giderdim bu koyduğumunun yalan dünyasından...

kuru yapraklarda tadın

büyüdüm bende herkez gibi en sonunda... o koşa koşa gelmek istediğim yaşlardayım şimdilerde...

mutlumuyum peki ? hayır... umutlumuyum ? onada koca bir hayır.... geriye dönebilmek çok istiyorum çoğu zaman....

hissiyatım korkmaktır şuan ve her geçen saniye biraz daha sorumlu hissediyorum kendimi, hayatımdan ve senin hayatından da bir okadar...

seninse sadece kuru yapraklarda tadın var... sensizliğin özlemini attığım ve tattığım o kuru yapraklarla devam edebiliyorum sadece... yürümek için uyumak için konuşmak için çoşmak için ağlamak için seninle birlikte olabilmenin, elimde avucumda kalan tek varlığa sahip çıkabilmenin savaşını veriyorum....umursamıyorum belkide artık etrafı kendimle yüzleştiğim için.... hissiyatım korkmaktır ve sen yanımda yokken ben kayboluyorum, batıyorum bu alışıla gelmiş bataklıklarda....

kuru yapraklarda tadın varken ve sen yanımda yokken sevgilim, hissiyatım korkmaktır ve korkuyorum sensiz olduğum her saniye...

ve lanet ediyorum seni yaşayabilmek için, içinde kaybolduğum günlerime...